RÖPORTAJ

Belçika’da Erasmus Yapmak

            Röportaj serimiz kapsamında Selin Umut ile yaptığımız bu görüşmede Belçika’da erasmus yapmanın nasıl bir deneyim olduğunu, Belçika’nın gizli kalan güzelliklerine dair sorular sorduk! Selin Haute Ecole de la province de Liege’de Erasmus yapmış. Biz çok eğlendik, eğer siz de Belçika hakkında daha ayrıntılı bilgilere sahip olmak istiyorsanız mutlaka göz atın!

Belçika’da Erasmus yapmak nasıl bir deneyimdi? Kültür karmaşası yaşadın mı?

  • Erasmus değişim programına başvururken aklımda Belçika veya belirlediğim başka bir ülke yoktu. Arkadaşlarımla birlikte başvurmuştuk ve kazandığımı duyduktan sonra daha çok araştırma yaptım. Belçika’nın Hollanda, Fransa, Almanya, Lüksemburg gibi Batı Avrupa ülkelerine ulaşımının çok kolay olması Erasmus yapmamdaki en büyük etkendi. Belçika’nın kendi içerisinde de üçe ayrılmış (Flemenkler, Valonlar ve Almanlar) bir yapısı olduğu için hem Belçika’daki farklı kültürleri tanımak hem de diğer ülkelerden gelen Erasmus öğrencileri ile birlikte vakit geçirmek benim için unutulmaz bir deneyimdi. Özgürlük hissini sonuna kadar yaşayabileceğiniz yerlerden biri Belçika. Yarım saatte Hollanda’ya, 20 dakikada Almanya’ya gidebilirsiniz. Özellikle Erasmus sürecinde katılacağınız etkinliklerin, gezip görebileceğiniz yerlerin gittiğiniz ülke ile sınırlı kalmaması çok güzel bir avantaj.
  • 2. Sınıfın bahar döneminde anadili Fransızca olan ve halkın büyük kesiminin de Fransızca konuştuğu  Liege’e gittim. Erasmus’tan önce hiç yurtdışına çıkmamıştım ve Fransızca bilmiyordum. Kültür karmaşası ilk planda yaşadım ama Belçika uyum sağlaması kolay bir ülke. Belçika’ya gitmeden önce temel seviyede Fransızca kursuna gidip günlük konuşma dilini öğrendim. Fransızca çok az bilmeme rağmen insanlar çok yardımseverdi ve iletişime açıktı.

Belçika’da günlerin nasıl geçiyordu? Öğrencilik hayatı hakkında söylemek istediğin şeyler var mı? Çok yoğun mu geçiyordu yoksa partilere gitmeye de zamanın kalıyor muydu? Ya da derslere zamanın kalıyor muydu diye mi sormalıyız?

  • Belçika’da günlerim daha çok Liege’deki yerel market, sergi, etkinliklerde geçiyordu. Günübirlik de Belçika içinde Brüksel, Brugge, Gent, Antwerp, Leuven vb. gibi şehirlere trenle gidiyordum. Aynı şekilde Liege’e çok yakın konumda olan Köln, Aachen, Maastrich vb. şehirlere birden çok kez gitme fırsatım oldu. Diğer Erasmus öğrencilerine kıyasla okula çok az gittim, sadece Erasmus öğrencileri için açılan Fransızca derslerine katılıyordum. Çünkü okulun eğitim dili İngilizce gözükmesine rağmen bahar dönemindeki eğitim dilinin Fransızca olduğunu ve herhangi bir değişiklik yapılamayacağını Belçika’ya gitmeme birkaç ay kala öğrendim. Hukuk okuduğum için Belçika’daki dersleri versem dahi Türk hukuku ile uyumlu olmadığı için denklik yapamıyordum. Kriminoloji, psikoloji vb. uluslararası öğretilere sahip dersler için de maalesef aynı şey geçerliydi. Fransızca’nın günlük dili ve hukuk dili bambaşka olduğu için dersleri anlamam da imkansızdı. Bu sebeple denklik olmadığı için Erasmus sürecinde hukuk derslerine katılmadım ve tüm derslerden kalarak Türkiye’ye döndüm. Diğer bölümlerdeki arkadaşlarım ise dersleri düzenli takip ediyordu, vize dönemleri haricinde üniversitenin etkinliklerine katılıp partilere gidiyorduk veya lokal cafe/publarda eğleniyorduk.
  • Erasmus yapmadan önce gidiş sebebini iyi belirlemeniz gerektiğini düşünüyorum. Oradaki yaşamınız da tercihinize göre şekilleniyor. Örneğin akademik açıdan bir  katkısı olmasını istiyorsanız eğitim dili İngilizce olan bir üniversiteyi seçip derslere katılmayı da tercih edebilirsiniz. Benim tercihim gezmekten yana oldu.

Belçika’da bir öğrenci olarak ne gibi imkanların vardı? Belçika’nın öğrencilerine sağladığı ayrıcalıklar var mı?

  • Belçika’da diğer ülkelerde de olduğu gibi şehir içi ulaşım ve tren biletlerinde öğrenci indirimi var. Sinema, konser vb. bazı etkinliklerde indirim var. Bunun haricinde Belçika’da çok fazla ücretsiz etkinlik de oluyor, örneğin Fête de la Musique (Müzik Festivali) ile her yıl Belçika’nın farklı şehirlerinde ücretsiz konserler veriliyor.

Belçika’da hayat pahalı mıydı? Öğrenci vizesi çalışma imkanı veriyor muydu ve sen çalıştın mı? Çalıştıysan, çalışmak nasıldı?

  • Belçika’da ulaşım ve kalma yeri pahalı olmamasına rağmen günlük alışveriş ve cafe/restoranların pahalı olduğunu söyleyebilirim. Özellikle birikiminiz Euro bazında değilse bir miktar zorluyor. Benim gittiğim dönemde aylık öğrenci ulaşım kartı 15 Euro, aylık kira ise 300-400 Euro bandındaydı. Masraflarınız dışarıda yeme-içme alışkanlığınıza göre artacaktır. Ama çikolatanın ucuz olduğunu söyleyebilirim. Belçika’nın en sevdiğim yanı ise tren biletlerinin ucuz olmasıydı. 10’lu tren bileti 50 Euro civarında ve Belçika içerisinde herhangi bir noktaya gidebiliyordunuz. Eğer iki üç hafta önceden alırsanız otobüs ile çok düşük fiyatlara diğer ülkelere de gitmeniz mümkün, 4 Euro’ya Lüksemburg’a, 16 Euro’ya İtalya’ya gitmişliğim var.
  • Belçika öğrenci vizesi benim gittiğim dönemde çalışma imkanı vermiyordu. Şu anda değişiklik oldu mu bilmiyorum. Öğrenci vizesi yasal olarak çalışma imkanı vermese de çeşitli bağlantılarla (yardım dernekleri vb.) günübirlik çalışılabilir. Ben Liege’de bir Türk derneği sayesinde iki kere düğün organizasyonunda garsonluk yaptım. Benim gibi öğrenciler garsonluk yapıyordu, eğlenceli fakat inanılmaz yorucuydu. Kazandığım para ile Budapeşte ve Viyana’ya gittim. Bence gittiğiniz ülkenin dilini biliyorsanız çalışmak çok faydalı olacaktır.

Konaklamanı nasıl sağlıyordun? Bir dairede mi kaldın yoksa öğrenci yurtlarında mıydın? 

  • Liege’de benim gittiğim okulun yurdu olmadığı için geçici olarak sadece 1 hafta başka bir öğrenci yurdunda kalma hakkım vardı. O bir hafta içerisinde başka bir ev/yurt bulup çıkmam gerekiyordu. Liege’e gitmeden önce çeşitli sitelerden araştırma yaptım, en kötü ihtimalle özel yurtta kalmayı planlıyordum. Liege’de yurtları gezerken karşıma çıkan dernek Erasmus öğrencisi olduğum için daha önceki Erasmus öğrencilerinin kaldığı evlere yönlendirdi. Tam şehir merkezinde stüdyo bir daire buldum. Çok eski bir apartmandı (Belçika’nın genelinde şehir merkezindeki tüm apartmanlar eski) ve daire küçük bir stüdyo daireydi. Diğer dairelerde de benim gibi yabancı öğrenciler kalıyordu. Kaldığım yerin okula yakın olmasından ziyade şehir merkezine yakın olması benim için önemliydi. Gece ulaşımın kolay olması için şehir merkezinde bir konaklama tercih etmenizi tavsiye ederim.

Unutamadığın Erasmus anıların var mı? Biraz da eğlenceli anılarından bahsedelim.

  • Unutamadığım çok fazla anım var. Türkiye’ye döneceğim gün az kalsın bavulum yüzünden uçağı kaçırıyordum. Belçika’dan çok fazla hediyelik/anı götürdüğüm için bavulum insani sınırları da aşarak 37 kilo olmuş, havalimanına giderken çok zorlandım ama bu kadar fazla olduğunun farkında değildim. Uçağa almak için bavulum tartıldığında ekstra bagaj hakkı da alamıyordum. Havalimanının ortasında bavulu açıp, temmuzun ortasında olmamıza rağmen üzerime mont, kaban, hırka vs. bulduğum her şeyi giydim. Belçika’da hava soğuk olduğu için şanslıydım ama Türkiye’ye indiğimizde herkes delirmişim gibi bakıyordu. O uçak yolculuğumu unutmam mümkün değil. Sanırım en eğlenceli anılar yaşandığı anda çok kötü gözüküyor. Arkadaşlarımla birlikte King’s Day için Amsterdam’a gitmiştik ve kalma masrafımıza artmasın diye bir geceyi sokaklarda yapılacak partilerde geçirmeyi planlıyorduk. Tüm partiler erken bitti ve ne yapacağımızı bilemeyip o gece tren garında uyumuştuk.

Turistlerin bilmediği ama yerlilerin bildiği Belçika’da özellikle yapılması gereken, gizli kalmış şeyler var mı? Ne gibi tavsiyeler verebilirsin bize?

  • Brüksel’de Rene Magritte Müzesi görülmesi gereken yerlerden. Gent arka planda kalmış çok sevimli ve görülmesi gereken bir şehir, mutlaka gidin. Belçika’nın genelinde ise vintage ve ikinci el mağaza ve pazarlara kesinlikle göz atmalısınız.

Türkiye’ye dönmek nasıl hissettirdi, Belçika’ya geri dönme planların var mı?

  • Türkiye’ye farklı biri olarak döndüğümü hissetmiştim. Erasmus gittiğiniz ülkeyi ve insanları tanıma haricinde kendinizi de tanıma fırsatı sunuyor. Belçika’dayken sanki yıllardır oradaymış gibi hissediyordum, bu sebeple en başta Türkiye’ye dönme düşüncesi biraz zorladı. Post-Erasmus sendromu gerçekten varmış. Temelli yaşamak olmasa da bir gün mutlaka tekrar gezi amaçlı gitmeyi planlıyorum.

Son söz…

  • Erasmus yapma fırsatı karşınıza çıktıysa sakın kaçırmayın, 20’li yaşlarda hayatınızda yapabileceğiniz en güzel şeylerden biri. Tüm önyargılarınızı yıkmak ve bambaşka bir hayatın da olabileceğini görmek için çok güzel bir adım. Belçika için konuşmak gerekirse bol bol çikolata ve waffle yiyin!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s