SEYAHAT

Hollanda Gezi Rehberi: Bir Takım Günahlar Şehri Amsterdam

Amsterdam bizim için dünyanın merkezi diyebiliriz. Her gittiğimizde kendimizi kuş gibi özgür hissettiğimiz, bisikletlerden yollarda kimi zaman yürüyemediğimiz, enerjisine hayran kaldığımız Amsterdam. Kelimelerin kifayetsiz kalacağı bir şehir. Biz, eğer gezmeye yeni başlıyorsanız listenizin başına Amsterdam’ı yazmanızı öneririz. Ama Amsterdam’ın çok pahalı bir şehir olduğunu baştan söyleyelim. Yani konaklaması ayrı pahalı, yemesi içmesi ayrı pahalı. Bu yüzden bir birikim yapıp yola çıkmak gerekiyor ya da bizim gibi sandviçleri çantaya atıp gezmeye hazır olmak gerekiyor.

Amsterdam’a Ne Zaman Gidilir?

Amsterdam’a her mevsim gidilir efenim, ama biz genellikle bahar ve yaz aylarında gezmeyi seven bir ikiliyiz. Geçen kış Amsterdam’a gittiğimizde birimiz zatürre olarak dönmek zorunda kaldı. Yani anlayacağınız eğer kışın gidiyorsanız baya bir kalın giyinmeniz gerekiyor, çünkü hava genellikle sıfır derece civarında oluyor. Kışın çektiğiniz tüm fotoğraflarda da üstünüzde montunuz olmak zorunda oluyor (kombin yapma derdine son da denebilir pek tabii)… O yüzden her daim yazcı ve baharcıyızdır. Hem kıyafetleriniz de ince olacağı için kabin boy seyahat etmeniz çok daha kolay olacaktır!

Schiphol Havaalanından Merkeze Nasıl Gidilir?

Havaalanından şehir merkezine gelmek için önünüzde 3 seçenek var: Taksi, otobüs ya da tren. Trenle geçmek istiyorsanız eğer yetkili masalardan ya da bilet makinelerinden bilet satın alabilirsiniz. Tek vasıta trenle merkeze ulaşabilirsiniz ve yolculuk yaklaşık 20 dakika sürer. Eğer otobüsle geçmek istiyorsanız Connexxion’s 397 Amsterdam Airport Express’i kullanabilirsiniz. Yolculuk ise yaklaşık 30-35 dakika sürer.Otobüs biletlerini direkt otobüs söforunden alabileceğiniz gibi yetkili masalardan ya da makinelerden alabilirsiniz. 

Amsterdam Konaklama

Biz Hans Brinker Hotel’de kaldık. Merkeze aşırı yakındı, bir 15 dakika yürüyerek Dam Meydanına ulaşıyorduk. Çevresi de gayet canlıydı ve havaalanına ulaşım açısından metroya yakın olması da bir avantaj. Olumsuz yanına gelecek olursam odaları fazlasıyla küçüktü ve herkes üst üste kalıyordu denebilir. Baya da kalabalık bir hotel olduğu için kahvaltı sırası da uzun sürüyordu. Ancak kahvaltısını övmeden edemeyeceğim, gayet doyurucu ve lezzetliydi. Açık büfeydi ve kendimize öğlen yemekleri için de sandviç yapardık. 

Kendinize hostel bakarken Dam Meydanına yürüme mesafesinde olduğuna dikkat etmenizi öneririz.

Mekan Önerileri

Kahvaltı yapmanız için De Koffieschenkerij’i önerebiliriz. Burası Red Light District’e yakın bir konumda yer alıyor. Çay ve kahve içmek için Green House’u tercih edebilirsiniz. Yemek yemek içinse Cuddle’ı seçebilirsiniz, nispeten birazcık daha uygun fiyatlı.

Leidseplein bölgesinde birçok cafe ve restaurant bulunuyor. Aynı zamanda geceleri barlarda veya kulüplerde takılmak istiyorsanız da bu bölgede çok fazla alternatif bulunuyor. 

Yemek Önerileri

Stroopwatel: Baya bir benzeri bimde de var jfhgfg. Ama gene de öneriyoruz, tadı baya güzel. Gezerken elinizde tin tin yiyebilirsiniz. Hem tatlı enerji verir.

Herring: Meşhur balık kendisi. Yiyebileceğiniz ve ünlü yer ise Frans Haringhandel. 

Bitterballen: Namıdiğer kıymalı kroket. Yine elinize alıp gezebileceğiniz leziz bir atıştırmalık.

Gezilecek Yerler

  1. Dam Meydanı

Amsterdam’ın merkez meydanı. Bu meydana geldiğiniz zaman çevrenizde birçok cafe ve restaurant göreceksiniz. Biz gittiğimizde meydana çiçek sergisi kurmuşlardı. Birçok farklı çiçek sergileniyordu ve baya güzeldi. Belki siz de böyle zamanlara denk gelebilirsiniz. Genellikle çok kalabalık bir meydan. Fotoğraf çekilmesi için kostümlü bekleyen kişiler ve sokak sanatçıları da her köşesinde denebilir. 

  1. Vondelpark

Amsterdam’ın en büyük parklarından birisi. Bisikletle gezebilir, yürüyüş yapabilir, yiyeceğinizi içeceğinizi örtünüzü getirip kekleriniz ve sandviçlerinizle piknik yapabilirsiniz. Hava güzelse mutlaka kalabalık olacaktır. 

  1. Van Gogh Müzesi

Amsterdam deyince akla müzeler geliyor. Bunların en ünlülerinden biri Van Gogh Müzesi. Van Gogh Müzesinin içinde ünlü ressam Van Gogh’un eserleri ve yazdığı mektuplar bulunuyor. Van Gogh hakkında birçok hikaye anlatılsa da bunlardan en ünlüsü kesik kulak hikayesi. Van Gogh bir şekilde kulağını kaybetmiştir. Bu konuda iki teori vardır: Sinir krizi geçirdiği anlardan birinde kendisi kesmiştir. Diğer teori ise yakın bir arkadaşı olan Gauguin kesmiş olduğudur. Van Gogh’un psikolojik olarak bazı problemleri olduğuna dair de söylentiler vardır. Eğer Van Gogh’un hayatına dair merak ettikleriniz varsa bu müzeye mutlaka uğrayın. Burda hemen bir film önerisi yapalım: Loving Vincent. Eğer izlemediyseniz Van Gogh’un tablolarının içinde bir yolculuğa çıkmak için mükemmel bir fırsat. Bizim müzeye puanımız 9/10. Her daim daha iyisi olabileceği için 1 puan kırdık.

  1. Rijksmuseum

Mutlaka gidilmesi gereken müzelerden birisi. Hem dışı hem içi ayrı güzel. Sizi zamanda bir yolculuğa davet ediyor. Hemen önünde buz pisti de bulunuyor, eğer kışın gittiyseniz biraz paten de yapabilirsiniz gfdfdsg. Bizim puanımız 8/10. 2 puanı çok büyük olmasından kırdık çünkü baya bir vaktinizi alıyor.

  1. Museumplein

Müzeleri gezmeye giderseniz zaten müzeler meydanına da gitmiş olacaksınız. Meydanda eskiden o ünlü “I Amsterdam” yazısı bulunuyordu ama nedense yetkililer o yazıyı kaldırmayı tercih etti. Gözler yaşlı.

  1. Madame Tussauds

Ünlü kişilerin balmumu heykellerinden oluşan bir müze. Eğer siz de gerçekleriyle fotoğraf çekemiyorsanız böyle heykellerle fotoğraf çekmeyi tercih edebilirsiniz. Biz pek balmumu müzelerini sevmeyiz, biraz gereksiz geliyor ama sevenlerine de önermek gerek. Bizim puanımız 6/10. O da sadece sevmiyoruz diye yani başka sebebi yok.

  1. Sex Museum

Dünyada sayılı olarak bulunan bu müzeye, kesinlikle gitmeniz gereken bir yer. Gitmeyen dönmesin ya da gittim demesin! Yoksa adının günahlar şehri olmasının hakkını veremez. Müzeye puanımız 10/10 asafds.

  1. Anna Frank’ın Evi

Amsterdam’ın bir diğer ünlü noktası. Anna Frank’ın Hatıra Defteri adlı kitabı mutlaka duymuşsunuzdur. Anna Frank’ın Yahudi kökenli olduğu için 2. Dünya Savaşında yaşadıklarını anlatıyor. Gitmişken onun hatıralarını yazdığı bu eve de uğramadan dönmeyin deriz. 9/10. Anna Frank hakkında da bir film önerelim hemen: “The Diary of Anna Frank.”

  1. Waterlooplein

İkinci el eşyaların satıldığı bir bölge. Dam Meydanına ve Red Light District’e yakın bir konumda yer alıyor. Eğer ikinci el eşyaları, içlerinden çıkacak mesajları ve anıları düşünmeyi seviyorsanız bir uğramakta fayda var.

  1. Red Light District

Gelelim Amsterdam deyince akla ilk gelen o ünlü bölgeye. Dam Meydanına vardığınızda aslında Red Light’a da baya yakın oluyorsunuz, direkt ordan geçebilirsiniz. Seks işçileri bildiğiniz üzere Hollanda’da yasal bir şekilde çalışıyor ve bu bölgede her birinin kendi odacıkları bulunuyor. Camlardan ise onları görebiliyorsunuz. Caddenin adının kırmızı ışık olması ise bu odacıkların üstünde kırmızı bir ışık yanması. Birisi odaya girdiğinde ise ışığın rengi değişiyor, “müsait/müsait değil” anlamında. Her yerde “Seks işçilerine saygı gösterin” uyarılarını görüyorsunuz, biz de bir sonraki rotamıza geçerken bu uyarıyı akıllarda tutalım diye belirtiyoruz. Önemli bir uyarı ise burada fotoğraf çekmek yasak!

  1. Coffeeshops

Amsterdam’a gelmişken “bir şeyler” denemek istiyorum derseniz kendinizi coffeeshoplara atabilirsiniz. Zaten mutlaka önünüze çıkacaklar, çünkü her yerdeler. Ama genellikle birçok kişi Red Light ve Dam Meydanı civarında takılmayı tercih ediyor. AMA BİZCE SİZ BÖYLE ŞEYLER YAPMAYIN USLU USLU GEZİN EVİNİZE DÖNÜN 😛 

  1. Zaanse Schans

Amsterdam merkeze 40 dakika uzaklıkta bulunan Hollanda’nın ünlü yel değirmenlerinin olduğu bölge. Buraya gitmek için Amsterdam tren garına gidip Zaanse Schans yönüne bir bilet almanız gerekiyor. Onun dışında otobüsle de Zaanse Schans’a geçiş yapabilirsiniz. Bu otobüsler Amsterdam Merkez İstasyonundan kalkıyor ve 15 dakikada bir harekete geçiyorlar. Eğer araba kiralamak istiyorsanız ise yol daha kısa sürüyor, ortalama 20-25 dakika kadar. Yürek yediyseniz pedallara asılıp bisikletle de buraya ulaşabilirsiniz.

  1. Heineken Experience

Olmazsa olmaz değildi ama Amsterdam’a kadar gitmişken bir Heineken nasıl üretilir, biranın köpüğü ne işe yarar, biranın rengi sarı mıdır yoksa altın mıdır gibi bilgileri ortamlarda satmak istiyorsanız mutlaka bir uğrayın. İçerde size bir film izletecekler. Filmi dikkatli izleyin!!! Daha sonra soru soruyorlar ve soruları bilenlere bira hediye ediyorlar. Biz böyle birer bira kazanmıştık. Bir de biletinizin yanında da verilen bir birayı içmeyi unutmayın. Yani bilet parası sadece gezmeye değil aynı zamanda içmeye de yarıyor. Fiyat performans müzesi değil de ne?! 10/10.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s